RİZE İŞ ADAMLARI VE SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI BULUŞMASI

Rize Ticaret Borsası

Haberler
RİZE İŞ ADAMLARI VE SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI BULUŞMASI

 

 

 

 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, yıl sonuna kadar Ardeşen, Çayeli, Güneysu ve Pazar'a doğalgazı getireceklerini, Fındıklı'yı da önümüzdeki süreçte doğalgazla kavuşturacaklarını söyledi.

 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Rize Ticaret Borsasında organize edilen "Rize İş Adamları ve Sivil Toplum Kuruluşları Buluşması" toplantısına katıldı.  Albayrak, "Türkiye'de inşallah önümüzdeki iki yıl içerisinde yaklaşık 220'den fazla ilçede 1 milyon aile, yani 5 milyondan fazla vatandaşımıza doğalgaz seferberliği adımını atacağız." dedi.

 

 

 

 

 

 

 

 

Çay Fabrikalarında Doğal Gaz Kullanılmalı

 

Rize Ticaret Borsası(RTB) tarafından organize edilen toplantıda açılış konuşması yapan RTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erdoğan, çay sektörü hakkında genel bilgi verip, çay fabrikalarında doğal gaz taşınması için talepte bulundu. Erdoğan, “Çay fabrikalarımızda halihazirda yakıt olarak kullanılan yıllık 200 bin ton kömürün yarattığı çevre kirliliğini de sizlerin destekleriyle kaldırmak istiyoruz. En azından çay fabrikalarının yoğun olduğu bölgelere doğal gaz hattı taşıyabilirsek hem ülkemizin ve özellikle çocuklarımızın geleceği için çevremizi koruyup, enerji tasarrufu sağlamış, hem de sanayimizi geliştirip ülkemizin dünyayla rekabet edebilirliğine katkı sağlamış oluruz” dedi.

 

 

 

 

 

“Yıl Sonuna Kadar Ardeşen'e, Çayeli'ye, Güneysu'ya ve Pazar'a Doğalgazı Getiriyoruz”

 

Albayrak, "Rize İş Adamları ve Sivil Toplum Kuruluşları Buluşması" toplantısında yaptığı konuşmada, "Durmak yok, yola devam" anlayışıyla çalışmayı sürdürdüklerini belirterek, bundan sonra da durmayacaklarını ve ülkeyi geliştirme noktasında yola devam edeceklerini ifade etti.

 

Milletin hizmetin en iyisine layık olduğunu vurgulayan Bakan Albayrak, "Nereden nereye geldik. Yeter mi? Yetmez, daha yeni başladık. 2 bin 500 dolardan 11 bin dolarlara geldik ama yetmez. Ne diyoruz? Şimdi 25 bin dolarlar. Peki bu ülke, bu millet buna layık mı? Fazlasıyla.15 Temmuz'da genciyle yaşlısıyla, kadınıyla erkeğiyle bu tarihi bir duruşun temsili noktasında bunu fazlasıyla hak ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

 

Albayrak, doğalgaz konusunda bugüne kadar yaşanan sürecin, Rize'de de bu anlamda beklenti oluşturduğuna işaret ederek, konuşmasına şöyle devam etti: "Karadeniz yolu özelinde altyapı, karayollarıyla ilgili ilişki, dağıtım firması, bakanlık noktasında bizim BOTAŞ’ın... Tüm bu süreçler noktasında baktığımızda son bir yıldır çok yoğun bir çalışma yaptık. Dedik ki bu seneden başlayarak Rize'de de doğalgaz noktasında adım atacağız. Bu çerçevede inşallah bu yıl sonuna kadar Ardeşen'e, Çayeli'ye, Güneysu'ya ve Pazar'a doğalgazı getiriyoruz. Peşine Fındıklı'ya da getirerek önümüzdeki süreçte doğalgaz noktasındaki altyapıyı tamamlayacağız. Zor bir süreç oldu. Kolay değil, işin mühendislik tarafı var, sahil yolu özelindeki topoğrafiyi de bozmadan, tüm o çerçevedeki altyapıyı da bozmadan bunu taşımamız hem güvenlik tedbirleri noktasında kolay değildi. Çok yoğun bir süreç ki hamdolsun bu süreci başlattık."

 

Doğalgaz konforu noktasında Türkiye özelinde müthiş iki yıllık yatırım planlaması ortaya koyduklarını anlatan Albayrak, "Türkiye'de inşallah önümüzdeki iki yıl içerisinde yaklaşık 220'den fazla ilçede 1 milyon aile, yani 5 milyondan fazla vatandaşımıza doğalgaz seferberliği adımını atacağız. Bu sadece ısınma ve hane halkı amaçlı değil. Organize sanayi bölgeleri, fabrikalar... Demin bahsi geçen kömür yakan fabrikalar noktasında da inşallah adımlarımız atılacak." diye konuştu.

 

Albayrak, Türkiye'nin tarih boyunca önüne çıkartılan engelleri ve bunları aşmak için 15 yıldır sürdürülen mücadeleye ilişkin görüşlerini katılımcılara aktardı.

Türkiye'nin 15 yılda nereden nereye geldiğini iş dünyasının da net şekilde gördüğünü kaydeden Albayrak, "Türkiye büyüdü, gayri safi milli hasıla olarak 3, 4 katı büyüdü. 200 milyar dolarlardan 800 milyar dolarlara." dedi.

 

Albayrak, son 3, 5 yılda Türkiye'nin başına gelenlerin ekonomik sebeplere bağlı olduğuna işaret ederek, şunları söyledi: "Ortada bir küresel pasta var, bu pastadan 15 sene önce ne kadar pay alıyordu, bugün ne kadar pay alıyor? Bu pastadan aldığı pay arttığı için midir ki birilerinin doğal olarak payı azaldığı için mi içeride, dışarıda farklı ülkeler noktasında farklı şeylerle karşı karşıyayız. İşte bu resim ışığında Türkiye önemli bir yolculuktan geçiyor. 15 Temmuz bunun tüm vahşetiyle, ihanetiyle, gaflet ve delaletiyle ete ve kemiğe büründüğü bir tarih oldu. Kadın, çoluk çocuk, yaşlı genç demeden karşısındaki insana düşman askerinin ülkeyi istila ettiğinde bile yapmayacağı bir zulümle ülkenin geleceğine, bekasına, cumhuriyetine ve demokrasisine kast edildi. Elhamdülillah millet olarak Rize başta olmak üzere, 81 vilayetimizin gösterdiği bu dik duruşla bunu püskürttük. Türkiye olarak yeni dönemde büyük ve güçlü Türkiye söyleminin daha da güçlü temellerinin inşasında eskisinden daha çok çalışmak, daha ferasetli ve basiretli resme bakmak zorundayız."

 

 

 

"Millet Kendi İradesiyle, Duruşuyla Sahip Olduğu Bu Ülkeyi Artık Kimseye Bırakmaz"

 

Bu noktada iş veren kesimine önemli görevler düştüğünü, Türkiye'nin başında Rize'nin gururu, çok büyük bir lider bulunduğunu ifade eden Albayrak, "Rabbim sağlık, sıhhat, hayırlı, uzun ömür versin. Biz bazen unutuyoruz zannediyoruz ki bu düzen böyle geldi, böyle gidecek. Hep böyle istikrar... Eski Türkiye'yi bir hatırlayalım. Bunun için de çok eskiye gitmeye gerek yok, 7 Haziran’da ne yaşadıklarımızı hatırlamamız yeterli." diye konuştu.

 

Albayrak, anayasa değişikliğinin getireceği yeniliklere değinerek,, "Soruyorlar, 'peki ya sonra?' diye. Esas bu sorunun cevabından dolayı, Cumhurbaşkanımızdan sonra ne olacak? Eski Türkiye'yi, yedi kocalı hürmüz, üç partili koalisyonlar bilmem kaç tane… Hepinizin şirketi var beş kişiden 550 kişi adam çalıştırıyorsunuz, şirketinizde üç patron veya genel müdür olsa nasıl yöneteceksiniz Allah aşkına?" ifadesini kullandı.

 

Milletin artık vekil ile bu ülkeyi yönetmeyeceğini, yönetmemesi gerektiğini vurgulayan Albayrak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Millet kendi iradesiyle, duruşuyla sahip olduğu bu ülkeyi artık kimseye bırakmaz. Ne Ahmet’e, ne Mehmet’e bırakır. Onun için bu gerçeklikten hareketle esas cumhuriyetin sahibi olarak sizler, kimsenin diline bırakmadan bu cumhuriyeti artık kimse bir paçavraya, birilerinin elinde maskaraya çevirmeye gücü yetmez. Ne cemaat kılıfı altında gençlerin zihnini, beynini, fikrini zehirleyip ülkeye vatan haini yetiştirenlere, ne barış, demokrasi, güvercin, sazlar, sözler hikayesi altında ülkeyi bölmeye çalışanlar... O günler geçti, pahalı bedeller ödedik ve ödüyoruz ama her ödediğimizden daha da güçlenerek çıkıyoruz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın."

 

Bakan Albayrak, milletin boş lafa karnının tok olduğunu belirterek, hizmete ve büyük Türkiye yolculuğunda kim bu ülkede taş üstünde taş koyuyor buna bakmak gerektiğini bildirdi.

 

 

 

"Bu İş Bir Seçim, Bir Parti, Bir Hizmet Noktasının Ötesindedir"

 

Enerji altyapısı anlamında yeni bir devrim başlattıklarını anlatan Albayrak, sözlerine şöyle devam etti: "Yarın onun lansmanını yapacağız Ankara’da, büyük bir resmi ortaya koyarak, enerji anlamında doğalgazdan petrole kadar, dünya hidrokarbonlarının petrol ve gazının yüzde 60'ından fazlasının olduğu bir bölgeden bahsediyoruz. Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Rusya, İran, Irak, Suriye, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt, sadece bu ülkelerde dünya petrol gazının yüzde 60’ından fazlası var. 8 artı 2 yaklaşık 10 adet petrol ve gaz boru hatlarıyla bu kavşağın istikrarı, birliği, rekabetçi altyapısıyla dimdik ayakta durması şu 10 yıllık süreçte ne kadar önemli? Hangi pazara talibiz, kimler rakibimiz, hangi altyapı ve güçlü istikrarlı siyasi sistemle buna kafa tutuyoruz ve buna kimler karşı çıkıyor. Kimlerin pastası küçülüyor, kimler bundan en nazik tabirle kıskançlık veya haset besliyor? İşte bunu okumamız lazım. Bunu okumak için son dönemdeki Avrupa'daki bu sözde demokrasi altındaki antidemokratik insan haklarına aykırı her türlü kepazeliğin yaşandığı görüntülere sahne oluyoruz. Her gün PKK'sından FETÖ'süne kadar eylemini yapacak, Türkiye Cumhuriyeti devletinin diplomatik pasaporta haiz, uluslararası hukukta garanti altına alınmış, diplomatik hukuku olan bir vekili, bakanı ve onun hukuku ayaklar altına alınacak. Ne var bunun arkasında, bunu görebiliyor muyuz? Burası çok önemli."

 

"Bu iş bir seçim, bir parti, bir hizmet noktasının ötesindedir." ifadesini kullanan Albayrak, değerlendirmelerine şöyle devam etti: "Bu iş bu ülkenin bekası noktasında yerli ve milli duruşa sahip devlet adamlığı gösterecek herkesin işidir. Bu iş, 80 milyon özelinde de bu resmi okuyup yerli ve milli duruş gösterecek bireylerin, vatandaşların işidir. Kişisel hükümet, kişisel kibir, kişisel ego ve haset bir kenarda durmak zorundadır. Bir var olma mücadelesidir. Bu ülke var olacaksa bugün hem de tam bugün, yüzyıldır ilk defa bu kadar bir ve beraberlik noktasında dik duruş göstermesi gereken bir gündür."

 

Albayrak, uzmanlık alanının finans olduğunu anımsatarak, "Çok net söylüyorum size, dolara, faize saldırı var. Hiçbir rasyonel, matematiksel, finansal gerekçesi yok. Bir ülkeye saldırı için speküle edilen bir değerleme noktasında bir saldırı için gerekli hiçbir bilanço, finansal bütçe, bütçe açığı, borç stoku hiçbir rakam, rasyonel bir şey yok." diye konuştu.

 

 

 

"Bugün Avrupa’nın Ortalama Borç Stoğu Yüzde 90'larda"

 

Türkiye'nin ekonomik göstergelerine ilişkin ise Albayrak, şu görüşlerini paylaştı: "Bugün Avrupa’nın ortalama borç stoğu yüzde 90'larda. Avrupa'nın dinamosu denilen Almanya yüzde 79’da. Türkiye kaç? Yüzde 30'larda. Peki bugün 'bütçe disiplini, açığı' diyorlar. Kriter yüzde 3. Bir çok ülke yüzde 4, yüzde 5 bütçe açıkları veriyor. Türkiye hamdolsun neredeyse denk bütçe sıkı para politikası, mali politikasıyla her geçen gün daha da güçleniyor. Peki ihracatı? 26-30 milyar dolardan bugün 150 milyar dolar, Allah'ın izniyle ben bu sene 160 milyar doları geçeceğimizi düşünüyorum tahminen, büyümeye devam ediyor. Hangi gerekçe? Operasyon ne? Seçim öncesi ekonomik kriz algısıyla halkın refahına kast etmek mi? Hiçbir fark yok. Biri siyasi darbe, biri askeri darbe, diğeri istihbari darbe, diğeri ekonomik darbe. Hepsi bunların tek tek bir ülkeye yöneliyorsa eğer, bir liderliğe... Dünyada bir adam kalmadı, herkes Cumhurbaşkanımız demek ki ne kadar doğru bir adam, ne kadar milli bir adam, ne kadar doğru ve ülkeye hizmet eden büyük bir adam elhamdülillah. Bu resmi görmemiz lazım. Bu resim ışığında inşallah yeni dönem 16 Nisan bu ülkenin 15 yıllık yolculuğunun ortaya koyduğu birikim hasebiyle bu yüzyılın kaderinin bu ülkeyi yeniden tarih sahnesinde bu coğrafyada ve dünyada tekrar yıldız bir ülke yapma sürecine doğru yol alacaktır."

 

Bakan Albayrak, bundan hiç kimsenin şüphesi olmaması gerektiğine işaret ederek, sözlerini şöyle tamamladı: "Allah'ın izniyle bunu hep birlikte çalışarak, Rize herkesten çok çalışarak aynı lideri gibi... Ülkemizin başında öyle bir Cumhurbaşkanı var ki o kadar koşturuyor ki. O bu yaşta bu kadar koştururken biz 40 yaşında ondan az koşturmamamız lazım. Dolayısıyla Türkiye olarak çalışma, mücadele noktasında, büyük Türkiye noktasında çok yaptık, bekledik, dinlendik. Bundan sonra artık dinlenme dönemi bitti, daha çok çalışacağız inşallah. Bu ülkenin birliğini, dirliğini daim kılsın, bu ülkenin muhabbetini, mazlumlara umut olma idealini daim kılsın, Allah 80 milyon tüm vatandaşımızı eskisinden daha güçlü bir şekilde yekvücut kılsın inşallah."

 

Toplantı sonunda Başkanımız Mehmet Erdoğan, Bakan Albayrak’a hediye takdimde bulundu. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Henüz yorum yazılmadı

Yorum Yaz

Sizde yorum yazın...
Adınız
E-posta
Yorum